Ergenlik sonrasında vücutta yeni yağ hücresi oluşmaz. Kilo alıp verdikçe mevcut yağ hücreleri büyür ve küçülürler. Kadınlarda yağlanma daha çok basen, kalça, bacaklar ve karında, erkeklerde ise göbekte ve belde olur.

Vücuttaki yağ birikimi birçok insan için sıkıntı kaynağı olmakla birlikte buna yönelik yapılan liposuction (yalnız başına veya başka operasyonlarla kombine edilerek) en sık gerçekleştirilen estetik cerrahi girişimlerden biridir. 30 yaşından sonra belli bölgelerdeki yağlanmalar spordan ve diyetten etkilenmez. Daha fazla kilo verdikçe örneğin bayanlarda memelerin içleri boşalır, yüzde çökmeler oluşur ancak basenler küçülmez. İşte bu tip durumlarda liposuction devreye girer.

Yaşlanma, kilo alıp-verme periyodları ve gebelik gibi sebeplerden çeşitli bölgelerde yağ birikimi olup bazı bölgelerde de hacim kaybı gerçekleşebilir. Aynı ameliyat esnasında liposuction uygulanıp, hacim kaybı olan bölgelere alınan yağın tekrar enjekte edilmesine biz liposhaping yani yağ şekillendirme cerrahisi diyoruz.

Öncelikle liposuction işleminin bir kilo verme tekniği olmadığı mutlaka bilinmelidir.şişman hastalarda yapılan liposuction’ın yalnızca şekillendirme amacıyla yapıldığı unutulmamalıdır. Liposuction ile fazla yağ dokusuna müdahale edilip üzerindeki fazla derinin elastikiyeti sayesinde kendi kendine toparlanması beklenmektedir. Bu nedenle deri elastikiyetinin kaybolduğu yaşlı hastalar,aşırı kilo alıp verme sebebiyle vücudunda çatlaklar oluşmuş hastalar çok da uygun değildirler. İdeal liposhaping hastası genç veya orta yaşlı, derisi elastik ve şişman olmayan hastadır.
Öncelikle çizimler yapılarak nereden ne kadar ve hangi derinliklerde yağ alınacağı tasarlanır. Alınacak yağın miktarına göre de yağ verilerek daha dolgun ve genç gözükecek alanlar hesaplanıp işaretlenir. Genel anestezi uygulandıktan sonra, yağ alınacak bölgelere lokal anestetik uygulanarak hem ameliyat sonrası ağrı minimalize edilir hem de yağ alma işleminin kolay olması sağlanır. Sonrasında küçük deliklerden girilip yağ alınır ve geri enjekte edilecek miktar hesaplanıp süzülür veya santrifüj edilir. Süzülen yağ dokusu enjekte edilecek bölgelere çok daha ince kanüller ile girilerek enjekte edilir.
Bayanlarda bel, göbek,basen, bacaklar ve boyna yapılırken,erkeklerde, bel,göbek ve göğüslere yapılır.
Alınan yağlar özellikle bayanlar için bacaklarda çökük olan kısımlara, kalçalara ve yüzde gençleştirme ve dolgu olarak kullanım amacıyla verilebilir. Küçük miktarlarda yapılacak meme büyütmelerde ve silikon protez desteği olarak uygulanabilir.
Liposuction en çok klasik vakumlu teknikle uygulanmaktadır. Bunun için özel geliştirilmiş çekme basıncı daha yüksek liposuction aspiratörleri mevcuttur. Ultrasonik ses dalgalarıkullanarak yapılan liposuction’ın adı VASER’dır. Ultrasonik dalgalar ile yağ parçalanır ve cerrahın işi kolaylaşmış olur. Ameliyat süresinin daha uzun olması ve yanık oluşumu riski dezavantajlarıdır. Lazer liposuction ise lazerin yarattığı ısı enerjisiyle yağların yıkılması ve alınması şeklinde işlev görür. VASER’da olduğu gibi cerrahın işini kolaylaştırır. Sekonder liposuction vakalarında ve meme bezi dokusu fazla olan jinekomasti olgularında kullanımı avantajlıdır. Hem VASER’ın hem de lazer liposuction ‘ın sonuç bazında klasik vakumlu tekniğe üstünlükleri yoktur.
Liposuction kilo verdirme işlemi olmadığından ve vücut şekillendirme yaptığından ideal hasta grubu, normal kilosunda olup belli bölgelerde fazla yağı olan hastalardır. Fazla kilosu olan hastaların kilo vermeleri ameliyat öncesinde istenilen bir durum olup daha önemlisi liposuction işleminden sonra kilonun korunmasıdır. Liposuction işleminden sonra kilo alımı olduğu takdirde liposuction yapılmayan bölgelerde birikim olacağından, işlem gören bölgeler diğer bölgelere göre çökük kalabilir ve dalgalanmalar oluşabilir. Hasta kilo aldığında işlemin sonucunun tehlikeye gireceğini bilmelidir.
Obez sınıfına girmeyen şişman hastalar, bölgesel incelme konusunda liposuction adayıdırlar. Ancak tekrar tekrar bu yöntemin zayıflama yöntemi olmadığı vurgulanmalıdır.
Küçük bölgelerde yapılacak liposuction lokal anestezi ile yapılabilir ancak geniş bölgeler için genel anestezi ihtiyacı vardır.
Hastalardan ameliyat sonrası kendilerinin iyi hissettiklerinde yürümeleri istenir. Kanül giriş deliklerinde küçük pansumanlar olup bu pansumanlardan içeriye verilmiş olan lokal anestetik sıvı sızıntısı olabilir. Korkulmaması gereken bir durumdur. Ameliyattan hemen sonra hastaya uygun korseler giydirilir. Hastadan bu korseyi 3 hafta kullanması beklenir. Hasta ertesi gün taburcu olabilir. İlk 3 hafta yürüyüş haricinde bir spor yapması beklenir. Küçük bölgeler için yapılan liposuctionlar sonrasında hastalar hemen ertesi gün dahi çalışabilirler ancak büyük bölgeler için yapılan işlemlerden sonra 4-5 gün yatak istirahati gerekecektir. Liposuction yapılan bölgelerde yaklaşık 3 hafta sürecek morarma ve sararmalar olacaktır.
Ameliyat sonrası ödemlerin hızlı geçmesi için bol hareket ve sıvı tüketimi istenmektedir. Ayrıca LPG, radyofrekans ve lenfatik masaj gibi teknikler uygulanarak ödemin daha hızlı gerilemesi beklenir.
     Liposuction işlemi sonrası yağ embolisi oluştuğu ve ölüme sebep olduğu gibi bir kanı olup uygun miktarlarda yapılan yağ alma işlemlerinde böyle bir risk göz ardı edilebilir. Liposuction sonrası yağ embolisi oldukça nadir görülen bir durumdur. Erken dönemde kanama, akciğer embolisi ve organ yaralanmaları görülebilir.

Geç dönemde daha çok estetik problemler görülür. Deride oluşan çukurlar, düzensizlikler , deride renk değişiklikleri ve kontur bozuklukları en sık şikayet sebepleridir. Yöntemin yanlış uygulanıp bazı bölgelerde fazla yağ alınması ve hastanın deri elastikiyetinin kötü olması bunun en sık sebepleridir. Bu nedenle doğru hasta seçimim işlem sonucu açısından çok önemlidir.

Operasyon sonrasında işlemin uygulandığı yerdeki yağ hücreleri de alındığı için kilo alımı halinde bu bölgelerde bir miktar kalınlaşma olacak ancak eskisi gibi asla olmayacaktır
Ortalama olarak alınacak yağ miktarı 4-5 litre civarındadır. Hastanın hayatını tehdit etmeden alınabilecek en yüksek yağ vücut ağırlığının %10 ‘u kadardır.